UX ve UI Aynı Şey Değildir, UI UX’in Altkümesidir

ux-uiBilindiği gibi internet dünyasının önü alınamayan büyümesiyle kaçınılmaz olan gerçekleşti ve birbirinden farklı uzmanlık alanlarının ismi sıkça telaffuz Edilmeye başlandı. Bu isimlerden en önemli iki tanesi ise UI ve UX olarak karşımıza çıkıyor. İkisi arasındaki farkı çok iyi idrak edemeyen profesyonel çalışanların da olduğunu da hatırlatarak, olabildiğince kısa ve net bir şekilde bu alanlar arasındaki farkı anlatalım istedik.

Başta şunu söylemekte yarar var ki, UI ve UX birbirinden bağımsız olarak düşünülemez. Çünkü UI, UX’i oluşturan en önemli etmenlerden biri ve kullanıcıların web sitesinde geçirdikleri süreyi doğrudan etkileyen bir faktör.

Açılımı User Interface olan UI, arayüz anlamına geliyor. Web sitelerindeki buton şeklinden tutun da kullanılan renklere, grid yapısından, mizanpaj ve boşluklara kadar tasarım hakkındaki tüm detaylar, arayüzünü oluşturan başlıca etmenler olarak karşımıza çıkıyor. Kullanıcıların web sitesinde aradıklarını kolayca bulmaları ve sitede daha uzun vakit geçirmelerini sağlamak ana amaçlardan biri olduğu için, basit, etkili ve kullanıcı dostu bir arayüz tasarımı oldukça büyük bir öneme sahip. Dolayısıyla ülkemizde arayüz denilen vitrine verilen önem giderek yaygınlaşıyor. Fakat üstüne basarak söylüyoruz ki, iyi bir arayüz tasarımı web sitesinin mükemmel olduğu anlamına gelmiyor. Peki mükemmel bir web sitesi tasarlamak için nasıl bir yol izlenmeli, neler yapılması?

İşte tam bu noktada, kısaca kullanıcı deneyimi olarak tanımlayabileceğimiz UX (User Experience) devreye giriyor. Ana amaç kullanıcıya mükemmel bir web sitesi kullanımı sunmak ve kullanıcının web sitesinden memnun ayrılmasını sağlamak olan UX tasarımını, mevcut proje için kullanıcı alışkanlıklarını ve kullanıcı davranışlarını temel alarak oluşturulmuş bir stratejier bütünü olarak tanımlamak mümkün. Diğer bir değişle kullanıcılara basit, sorunsuz, kafa karıştırmayan ve hızlı bir akış sağlamak UX tasarımının ana amacıdır ve görüntüden çok işleyişin mükemmel şekilde ilerlemesi esastır. Ancak bu deneyimi doğru kişilere doğru şekilde yaşatmak düşünüldüğü kadar kolay değildir. Bunu başarmak için doğru stratejiyi oluşturmak, doğru stratejiyi oluşturmak içinse birçok farklı faktörün incelenmesi şart. Titizlikle incelenmesi gereken bu faktörleri, aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

  • Kullanıcı araştırması
  • İçerik stratejisi
  • Görsel tasarım
  • Bilgi Mimarisi
  • Etkileşim Tasarımı
  • Kullanılabilirlik

İdeal süreçten genel olarak bahsedeceksek şayet, gerçekleştirilecek çeşitli kullanıcı testleri ile kullanıcı davranışlarının ve alışkanlıklarının belirlenmesi ilk adım olarak karşımıza çıkıyor. En ideal taslak çiziminin yapılması ve gerçek arayüz tasarımına geçmeden, testlerin taslak üzerinde gerçekleştirilmesi ise büyük bir zaman kaybının önüne geçiyor. Problem yaratma ihtimali olan senaryoların tespit edilmesi ve sorunsuz kullanıcı akışı sağlanana kadar bu denemelerin devam etmesi bilgi mimarisi sürecindeki en önemli kısım ve bir projenin ne kadar başarılı olduğuyla doğrudan ilgili. Tüm bu süreçlerin üzerinden tekrar tekrar geçildikten ve site kullanımının eksiksiz olduğu defalarca kez kanıtlandıktan sonra, son adım olarak arayüz tasarımı gerçekleştiriliyor. Ama bahsettiğimiz gibi bu akış olması gerekeni anlatıyor. Gerçekler ise olması gerekenden çok daha farklı ve maalesef ki bir hayli eksik. İdeal çalışma düzenini projelerin gelişme sürecinde olduğu kadar, kişisel gelişime de büyük katkı sağladığını kabullenmek gerek. Yapılan işlere bu gerçekleri kabul etmekle başlayabilirsek, Türkiye’deki iş kalitesindeki artışı rahatlıkla gözlemleyebileceğimize inanıyoruz.


8 Nisan 2016